Biz ilk var olduğumuz da kağıdı tanımıyorduk aslında. Değeri bile yoktu yırtıp atılacak bir şey idi. Bize öğretileni kabul ettik, gördüklerimizi yapmak istediklerimize çevirdik. Yeri geldi kağıt için yapamayacağımız hiç bir şey kalmadı. Kardeşimizi kandırdık önce, sonra arkadaşlarımızı kandırdık, kimde kağıt varsa ona farklı göz ile baktık. Benim olsun istedik, eşek kadarken bile babamızın annemizin gitmesini bekledik, onların olan bizim değilmiydi zaten.. Herkese avucunu yalatmayı bütün kağıtların bizim olmasını istedik. Ta ki bizim için aynı şeyi düşünenler olduğunu hissedene kadar.
İnsanlar bir şekilde tanımadıkları insanlardaki kağıtları nasıl elde edebilirim diye düşündüler, on binlerce yolu vardı bunun ve yüz binlercesi bu yolları başkalarındaki kağıtları elde etmek için çok çabaladı, çok uğraştı kimi çok kağıt elde etti kimisi az kağıt elde etti, ve etmeye de devam ettiler.. Her yol mübah ve her yol gidilebildiği yere kadar gidilmesi gereken bir mesafedeydi. Çünkü o yolun sonunda başka yol elbet olacaktı.
Biz kağıtları çok sevdik ve ondan hiç vazgeçmedik, çünkü düzen onunla nefes alıyor onunla yatıyor ve onunla kalkıyordu..Onu çoğaltmak için her şeyi yapmaya hazırız aslında. Kağıdı sevmekten vazgeçmiyoruz ama sevdiklerimize kağıt kadar değer vermiyoruz. Benim çok az kağıdım var ve kağıttan nefret ediyorum..
Bi laf vardır bizler medeni köleyiz sanırım bu yazınıza tam oturuyor basarilarinizin devamını dilerim
YanıtlaSil